Çin, DNA Verilerini Toplamakla Suçlanıyor

 

Uygur Türklerini sokakta tespit edecek, etnik fişleme teknolojisi için patent başvurusunda bulunan Çinli şirket Huawei skandalının üzerinden çok geçmemişken, Pekin yönetimi bir başka kişisel veri ihlali ile daha gündeme geldi.


Geçtiğimiz yıl Covid-19 vakaları tırmanışa geçtiği sırada, Çinli bir şirket bazı ABD eyaletleriyle iletişime geçerek, test laboratuvarları kurmayı teklif etmişti. Beijing Genomics Institute, (Pekin Genomik Enstitüsü) adlı şirket, muhtemelen bu yolla test edilenlerin DNA verisine erişmeyi planlıyordu.

Çin’in Etnik Fişleme Teknolojisi Tartışma Yarattı

Çinli firmanın dile getirdiği şey, oldukça yeni olan bir virüse karşı kendi test laboratuvarlarını kurma noktasında hareket eden eyaletler için cazip bir teklifti. Ancak ABD Ulusal Güvenlik yetkilileri, Çin’in Amerikalılar hakkında toplanan kişisel verileri kullanabileceğine dair endişeleri gerekçe göstererek eyaletlerden teklifi reddetmelerini istedi.

Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Dairesi’ne bağlı Ulusal Karşı İstihbarat ve Güvenlik Merkezi Başkanı Mike Orlando, “Ortaklarımızı ve kamuoyunu Çinlilerin teklif ettiği bu testlere ilişkin riskler olduğu konusunda bilgilendirdik ve kendilerinden bu testi yaptırmamalarını istedik.” açıklamasında bulunmuştu. Orlando’nun açıklamasından sonra ise tüm eyaletlerin bu teklifi geri çevirdiği ifade edilmişti.

Çin, DNA Verilerini Toplamakla Suçlanıyor

DNA Verilerini Toplayarak İlaç Geliştiriyorlar


Öte yandan, genomik araştırma sektöründe önemli bir küresel oyuncu olan Pekin Genomik Enstitüsü’nün, en az 18 ülkede laboratuvarlar kurduğu ve 180 ülkeye Covid test kitleri sağladığı bildirilmişti. Bazı durumlarda, şirket Çin elçilikleri ile iş birliği içinde test malzemelerini bağışladığı da gelen bilgiler arasında bulunuyordu.

Çin’in geliştirdiği stratejinin odak noktasında ise başta ABD olmak üzere, çeşitli ülkelerde açtığı biyoteknoloji laboratuvarları vasıtasıyla, vatandaşlara ait DNA verilerini toplayıp bunları, modern ilaçlar geliştirme noktasında kullanmaları yatıyor.

Uygur Türkleri İçinde Benzeri Bir Teknoloji Kullanılmış Olabilir


Çinli şirket de, faaliyet gösterdiği ülkelerdeki mevcut tüm yasalara uyduğunu ileri sürüyor. Ancak insan hakları grupları, Çin hükümetinin Çin’in batısındaki kamplarda gözaltında tutulan Uygur Türklerini takip etmek gibi güvenlik amaçlarıyla DNA testini kullandığını iddia ediyor.

New York Times’ın geçen yıl verdiği bir habere göre, Çin polisi, nüfusun en çok suç işlemeye meyilli kısmını takip etmeye yardımcı olması için ülkedeki erkek nüfusundan (yaklaşık 700 milyon olan) DNA örnekleri toplamak için çalışıyor.

ABD’li yetkililer, Çinli şirketlerin DNA toplamasının, şeffaf ve yasal olarak yapılsa dahi, ABD vatandaşları hakkında milyonlarca kaydı elde etmeye yönelik kapsamlı bir çabanın parçası olarak görülmesi gerektiğini ekliyor. Yetkililer ayrıca Çinliler tarafından gerçekleştirilen birçok girişimin ABD yasalarını ihlal ettiğini söylüyor.

Çin, DNA Verilerini Toplamakla Suçlanıyor

Çin, Ekonomisini Güçlendirmek İçin Kişisel Verileri Topluyor


Ulusal Güvenlik Ajansı’nda görev yapan “Siber Mahremiyet: Verileriniz Kimlerin Elinde ve Neden Dikkat Etmelisiniz?” adlı kitabın yazarı April Falcon Doss, “Birçok Amerikalının verilerinin güvenliği muhtemelen Çin hükümetinin siber istihbarat birimleri ve Çin askeri istihbaratı tarafından ihlal edildi.” diyor. Falcon Doss, Çin’in ekonomisini güçlendirmek, teknolojisini ilerletmek ve casusluk faaliyetlerini desteklemek için çeşitli nedenlerle büyük ölçekte ayrıntılı kişisel bilgiler topladığını söylüyor ve ekliyor: “Çin, yapay zekada hakimiyet elde etmeye yönelik girişimlerini stratejik hedeflerinden biri olarak belirlemiş durumda.”

Öte yandan ABD ve Çin’in agresif bir şekilde birbirlerine karşı casusluk faaliyetleri gerçekleştirdiği biliniyor.  Çin’in son yıllarda artan oranda Amerikalılar hakkındaki kişisel verileri takip etmesi bu rekabetin çarpıcı bir özelliği olarak dikkati çekiyor.

 

Yazımızı Nasıl Buldunuz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*